"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
KADIN İSTİHDAMI

Kadın İstihdamı (2007)

Dr. Necdet Kenar
        
Seçim süreci ile kadınların mecliste temsil oranı tekrar gündemde. Türkiye kadın milletvekillerinin mecliste en az olduğu ülkelerden biri. 550 sandalyeli parlamentoya, 2002 seçimlerinde 24 kadın milletvekili girebilmişti. Bu oran olarak %4,36’ya tekabül ediyor ki kadın milletvekillerinin az olduğu Arap ülkeleri parlamentolarında bile kadın milletvekillerinin oranı %10. Temsil sorununun arkasında yatan en önemli nedenlerden birinin ise kadının istihdam sorunu olduğuna şüphe yok. Kadının toplumda eşit haklara sahip olması, statüsünü genişletmesi ve daha etkin rol oynaması ancak ekonomik bağımsızlığını kazanması ile mümkün. Ekonomik bağımsızlığın yolu ise ücretli istihdam.
         2006 yılında ülkemizde kadın istihdam oranı %22, erkek istihdam oranı %65 ve aradaki fark 43 puan. Üstelik istihdamda görünen kadınların %40’ı tarımda ücretsiz aile işçisi. Ücretsizleri çıkardığımızda kadın istihdam oranı sadece %13,4. Diğer ülkelerde de genelde kadınların istihdamı erkeklerden düşük. Ancak Türkiye’deki oranlar diğer ülkelerle karşılaştırıldığında gerçekten çok düşük. Örneğin, üyeliği hedeflediğimiz AB’de kadın istihdam oranı %54, kadın-erkek istihdam oranı farkı ise 15 puan.
         Kadın istihdam oranı genelde azalma eğiliminde. 18 yıl öncesi ile karşılaştırıldığında istihdam oranı 10 puan azalmış. Bunun nedeni tarımın küçülmesi ve kentlere göç. Köylerde tarımda küçük aile işletmelerinde ücretsiz çalışan kadın, tarımın küçülmesi ve ailenin kente göçmesi ile kentte çalışmıyor, işgücünden çıkıyor. Tarım hariç bırakıldığında sanayi, inşaat ve hizmet sektöründe son 18 yıldır kadın çalışan sayısı artıyor. 1988 yılında çalışan kadın sayısı 5,2 milyon ve bunların 1,2 milyonu tarım dışı sektörlerde çalışıyor iken, 2006 yılında çalışan kadın sayısı 5,8 milyon ve bunların 3,3 milyonu tarım dışında çalışıyor. Olumlu gelişmeler var ama ne yazık ki oldukça yetersiz. 
         Kadın istihdamının düşüklüğünün birçok nedeni var elbette. Bunların başında kültürel nedenler geliyor. Türk toplumunda genelde dışarıda çalışma ve eve ekmek getirme rolü erkeğe verilirken kadının rolü, evde temizlik, çamaşır, ütü, yemek gibi ev işleri ile çocuk, yaşlı ve özürlü bakım hizmetleri. Nitekim bekâr kadınlarda çalışma oranı evli kadınlardan, evli kadınlarda çalışma oranı evli ve çocuklu kadınlardan daha yüksek. Evlilik kadını iş hayatından uzaklaştırıyor. İş Kanunu bile evlilik durumunda kadının işten ayrılmasını kıdem tazminatı açısından haklı bir neden olarak görüyor (erkeğin böyle bir hakkı yok). Ev işleri ve bakım hizmetlerinin bir ekonomik bedeli olduğu düşünüldüğünde Türk kadını aslında evde çalışıyor ve aile bütçesi ile genel ekonomiye katkıda bulunuyor. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, ekonomik bağımsızlık için kadının ücretli çalışması şart. Kültürel nedenleri oluşturan faktörlerden biri de kuşkusuz din olgusu. Genelde İslam ülkelerinde kadın istihdam oranının diğer ülkelere göre düşük olması, İslam kültürünün kadının dışarıda çalışmasını (en azından) desteklemediğini düşündürüyor. 
         Kadın istihdam oranının düşüklüğünün bir diğer önemli nedeni kadının eğitim durumu. Eğitimli kadınlar daha çok işgücü piyasasına giriyor. Kadınlarda işgücüne katılma oranı okumaz yazmazlarda %16, lise altı eğitime sahip olanlarda %22, lise mezunlarında %32 ve yüksek okul mezunlarında %70. Bu oranlar bize kadının kadın istihdam şansının eğitimle arttığını gösteriyor. Özellikle köyden kente göç eden kadının eğitim, nitelik ve deneyim sorunu işgücü piyasasında onu dezavantajlı konuma düşürüyor. Eğitim şart, kadınlarda daha bir şart.
         Kadını istihdamdan uzaklaştıran bir neden de çalışmanın getirisi (ücret) ile maliyeti arasındaki farkın azlığı. Özellikle vasıfsız işlerdeki ücretlerin düşüklüğü ve kadının çalışması durumunda ev ve bakım(çocuk, yaşlı, özürlü) işlerini gördürmek için ödeyeceği maliyetlerin yüksekliği, kadının çalışma kararını etkiliyor. Çocuk, yaşlı ve özürlü bakım hizmetleri maalesef hala yaygınlaştırılamadı. Kadının iş yaşamında bir diğer dezavantajı da özellikle vasıfsız işlerde erkeklere göre daha düşük ücret alması ve daha çok kayıt dışı çalışması.
         Kadının ücretli çalışması sadece ekonomik bağımsızlığına katkı sağlamıyor, ülke ekonomisi de bundan büyük kazanç sağlıyor. Goldman Sachs ekonomisti Kevin Daly’in çalışmasına göre kadın istihdam oranı erkeğin seviyesine gelse milli hasıla ABD’de %9, AB’de %13, Japonya’da %16 daha yüksek olacak (The Economist, 16 Nisan 2007). Aynı oranları Türkiye için kullansak ve ücretli kadın istihdam oranı erkeklerle aynı olsa milli hasılamız kaba bir hesapla %35 ile %43 gibi daha fazla olacak. Ülkemizde kadın işgücünün atıl kalmasının yıllık maliyeti bu hesaba göre 140 ile 170 milyar ABD Doları arasında. Kadının evde zaten aile ve genel ekonomiye katkı yaptığı ve bu nedenle bu rakamların abartılı olduğu söylenebilir ama bu, en değerli kaynağımız olan kadın işgücümüzün atıl olmasının bugünkü refah seviyesini olumsuz etkilediği gerçeğini değiştirmez. Kadın istihdamı nasıl artar sorusu ise bir başka yazının konusu.
 
 

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30
< Eylül 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.