"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
MESLEKİ EĞİTİM ÜZERİNE ŞEHİR EFSANELERİ

Mesleki Eğitim Üzerine Şehir Efsaneleri (2011/Mayıs)

Dr. Necdet Kenar
Şehir Efsanesi (1) Orta öğretimde okullaşma %65 meslek lisesi, %35 genel lise olmalıdır.
2010-2011 öğretim dönemi meslek liselerinde okuyan öğrencilerin toplam liselerde okuyan öğrencilere oranı %43. Hükümetin 2011-2012 için koyduğu kısa vadeli hedefi olan %50’nin hayli gerisinde. Hâlbuki, son 30 yıldır meslek liselerine ilişkin gerek kalkınma planlarında ve Milli Eğitim Şura raporlarında ve gerekse Bakan konuşmalarında sürekli tekrarlanan bir hedef var: Orta öğretimdeki öğrencilerin %65’i meslek liselerinde, %35’i genel liselerde okuyacak. Doğruluğu ya da geçerliliği hiç tartışılmadan genel kabul görmüş bu hedefe, STK’lar ve meslek kuruluşları da sahip çıkmış ve nerdeyse mesleki eğitimle ilgili hemen her toplantıda kamu-sivil konuşmacılar, bu hedefi ilk söyleyen olmanın yarışı içinde. En son olarak bu hedef, AK Partinin 2023 Vizyonu çerçevesinde Sayın Başbakan tarafından ilan edildi. İki soru: Neden %65? Kimdir bu %65?
 
Kimse neden %65 diye sormaz. Kazara biri soracak olsa; cevap tüm gelişmiş ülkelerde öyle de ondandır. Gerçekten öyle mi diye kimse, araştırıp bakmaz. Öyle mi değil mi gelin “OECD Learning for Jobs, 2010” raporuna bakalım. Buna göre orta öğretimde (lise) okul bazlı mesleki ve teknik eğitimde öğrenci oranları şöyledir: İsveç %52, Hollanda %50, Fransa %45, G.Kore %30, İtalya %25,  Japonya  %24,  Kanada %5, ABD ve İrlanda  %0. Demek ki uluslararası böyle bir “kutsal” ya da “altın” oran yok.
 
Bir diğer argüman “işletmelerin meslek liseli işgücü bulamadığıdır” ki istatistikler bunu da doğrulamıyor. İşsizlik oranı, genel lise mezunlarında %14,5 iken, meslek liseli mezun işgücünde %12,5’tur. Basit mantıkla, meslek liseli mezun sayısını genel liselerin iki katına çıkarmak, bu okul mezunlarının işsizliğini katlayacaktır. Mesleki eğitimin, genel lise eğitimine göre daha pahalı (1.8 katı) olduğunu hatırlatalım.
 
Kimdir bu %65? Bu söylemi yapanların içinde çocuğunu meslek lisesine gönderene rastlamadım. Peki, siz okuyucularıma sorayım: Siz çocuğunuzu meslek lisesine mi gönderdiniz ya da göndereceksiniz? “Hayır”, “benim değil ama birilerinin çocuğu meslek lisesine gitsin”, cevaplarını duyar gibiyim.  Geçende yaklaşık 200 meslek lisesi ve mesleki eğitim merkezi yöneticisi-öğretmenin bulunduğu bir konferansta bu soruyu sordum. Çocuğu meslek lisesinde okuyan sadece 2 kişi çıktı. Kim bu %65’i teşkil edecek birileri?
 
Şehir Efsanesi (2) Her işletmede işyeri eğitimi yapılabilir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlananve “Torba Yasa” olarak adlandırılan 6111 sayılı Kanunla “On ve daha fazla personel çalıştıran işletmelere, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumu (çıraklar, ML, ve MYO) öğrencilerine beceri eğitim yaptırma zorunluluğu” getirildi. 2001 yılı öncesi bu zorunluluk, 50 işçi çalıştıran işletmeler içindi. 2001 yılında 4702 sayılı Kanun ile 50 sayısı 20’ye indirildi ve “işçi” ibaresi “personel” olarak değiştirildi.   Şimdi 10’a indiriliyor ve Bakanlar Kurulu’na bu sayıyı 5’e indirme yetkisi veriliyor. Yasaya uymayan işletmelere, beceri eğitimi yaptırması gereken her öğrenci için, eğitim süresince her ay, asgari ücretin 2/3'ü kadar para cezası var.
 
Mesleki eğitimde pratik eğitimin önemi düşünüldüğünde her işletmede işyeri eğitiminin yapılması, kulağa hoş geliyor. Peki, her işletmede işyeri eğitimi yapılabilir mi? Hayır, işyeri eğitiminin faydaları, iş yerinin kalitesine bağlıdır. Çalışma ortamı eğitim ortamı için uygun değilse; işyerindeki teknoloji çağın gerisindeyse; işletmede iş güvenliği önlemleri alınmamışsa; stajyerlere iş güvenliği eğitimi ve korunma araçları sağlanmamışsa; işyeri eğitimi faydasız ve iş kazalarına neden olabilir. Planlı ve programlı yapılmadığı ve kalite kontrolünün olmadığı durumda gençler için iş yeri eğitimi; fırsat niteliğini yitirerek ucuz iş gücüne dönüşür veya gayet dar ve o şirket bazlı becerilerle sınırlı kalır. Şirketleri zorlarsanız işyeri eğitimi; naylon staja, “ayakaltında dolaşma” ya da “getir-götür işlerine” dönüşür. Keza işletmeler açısından pratik eğitim, üretimde aksamalara neden olabilir, bozuk mala yol açabilir, makine ve teçhizata zarar verebilir.
 
Şehir Efsanesi (3) Her usta-amir işyeri eğitimcisidir.
İşbaşı eğitimi planlı, programlı yapılması halinde başarılı olur. Usta veya amir gözetiminde yapılan bu tür eğitimde; i.usta işi yapar, gösterir, bilgi verir, açıklar; ii.stajyerden/çıraktan katılmasını, davranışı yapmasını ister; iii.usta pekiştirme yapar, cesaretlendirir; iv.geribildirim verir, takip eder, kontrol eder, düzeltir. Eğitimi veren amir-ustanın bilgileri ve iş yapış şekli son teknolojiye uygun değilse ve eğitimcilik bilgisine ve yeteneğine sahip değilse  o usta-amir, işyeri eğitimcisi değildir.
Mesleki eğitime karşı değilim, tam tersine mevcut sorunların giderilmesi, kalitesinin artırılması ve yaygınlaştırılması için çalışıyorum ve görüyorum ki mesleki eğitim, şehir efsaneleri ile ya da ezberlerle çözülemez. 
 
Kimse neden %65 diye sormaz. Kazara biri soracak olsa; cevap tüm gelişmiş ülkelerde öyle de ondandır. Gerçekten öyle mi diye kimse, araştırıp bakmaz. Öyle mi değil mi gelin “OECD Learning for Jobs, 2010” raporuna bakalım. Buna göre orta öğretimde (lise) okul bazlı mesleki ve teknik eğitimde öğrenci oranları şöyledir: İsveç %52, Hollanda %50, Fransa %45, G.Kore %30, İtalya %25,  Japonya  %24,  Kanada %5, ABD ve İrlanda  %0. Demek ki uluslararası böyle bir “kutsal” ya da “altın” oran yok.
 
Bir diğer argüman “işletmelerin meslek liseli işgücü bulamadığıdır” ki istatistikler bunu da doğrulamıyor. İşsizlik oranı, genel lise mezunlarında %14,5 iken, meslek liseli mezun işgücünde %12,5’tur. Basit mantıkla, meslek liseli mezun sayısını genel liselerin iki katına çıkarmak, bu okul mezunlarının işsizliğini katlayacaktır. Mesleki eğitimin, genel lise eğitimine göre daha pahalı (1.8 katı) olduğunu hatırlatalım.
 
Kimdir bu %65? Bu söylemi yapanların içinde çocuğunu meslek lisesine gönderene rastlamadım. Peki, siz okuyucularıma sorayım: Siz çocuğunuzu meslek lisesine mi gönderdiniz ya da göndereceksiniz? “Hayır”, “benim değil ama birilerinin çocuğu meslek lisesine gitsin”, cevaplarını duyar gibiyim.  Geçende yaklaşık 200 meslek lisesi ve mesleki eğitim merkezi yöneticisi-öğretmenin bulunduğu bir konferansta bu soruyu sordum. Çocuğu meslek lisesinde okuyan sadece 2 kişi çıktı. Kim bu %65’i teşkil edecek birileri?
 
Şehir Efsanesi (2) Her işletmede işyeri eğitimi yapılabilir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlananve “Torba Yasa” olarak adlandırılan 6111 sayılı Kanunla “On ve daha fazla personel çalıştıran işletmelere, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumu (çıraklar, ML, ve MYO) öğrencilerine beceri eğitim yaptırma zorunluluğu” getirildi. 2001 yılı öncesi bu zorunluluk, 50 işçi çalıştıran işletmeler içindi. 2001 yılında 4702 sayılı Kanun ile 50 sayısı 20’ye indirildi ve “işçi” ibaresi “personel” olarak değiştirildi.   Şimdi 10’a indiriliyor ve Bakanlar Kurulu’na bu sayıyı 5’e indirme yetkisi veriliyor. Yasaya uymayan işletmelere, beceri eğitimi yaptırması gereken her öğrenci için, eğitim süresince her ay, asgari ücretin 2/3'ü kadar para cezası var.
 
Mesleki eğitimde pratik eğitimin önemi düşünüldüğünde her işletmede işyeri eğitiminin yapılması, kulağa hoş geliyor. Peki, her işletmede işyeri eğitimi yapılabilir mi? Hayır, işyeri eğitiminin faydaları, iş yerinin kalitesine bağlıdır. Çalışma ortamı eğitim ortamı için uygun değilse; işyerindeki teknoloji çağın gerisindeyse; işletmede iş güvenliği önlemleri alınmamışsa; stajyerlere iş güvenliği eğitimi ve korunma araçları sağlanmamışsa; işyeri eğitimi faydasız ve iş kazalarına neden olabilir. Planlı ve programlı yapılmadığı ve kalite kontrolünün olmadığı durumda gençler için iş yeri eğitimi; fırsat niteliğini yitirerek ucuz iş gücüne dönüşür veya gayet dar ve o şirket bazlı becerilerle sınırlı kalır. Şirketleri zorlarsanız işyeri eğitimi; naylon staja, “ayakaltında dolaşma” ya da “getir-götür işlerine” dönüşür. Keza işletmeler açısından pratik eğitim, üretimde aksamalara neden olabilir, bozuk mala yol açabilir, makine ve teçhizata zarar verebilir.
 
Şehir Efsanesi (3) Her usta-amir işyeri eğitimcisidir.
İşbaşı eğitimi planlı, programlı yapılması halinde başarılı olur. Usta veya amir gözetiminde yapılan bu tür eğitimde; i.usta işi yapar, gösterir, bilgi verir, açıklar; ii.stajyerden/çıraktan katılmasını, davranışı yapmasını ister; iii.usta pekiştirme yapar, cesaretlendirir; iv.geribildirim verir, takip eder, kontrol eder, düzeltir. Eğitimi veren amir-ustanın bilgileri ve iş yapış şekli son teknolojiye uygun değilse ve eğitimcilik bilgisine ve yeteneğine sahip değilse  o usta-amir, işyeri eğitimcisi değildir.
Mesleki eğitime karşı değilim, tam tersine mevcut sorunların giderilmesi, kalitesinin artırılması ve yaygınlaştırılması için çalışıyorum ve görüyorum ki mesleki eğitim, şehir efsaneleri ile ya da ezberlerle çözülemez. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
< Kasım 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.