"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI "YILAN HİKAYESİ"

İş Güvenliği Uzmanlığı “Yılan Hikâyesi” (2010/Kasım)

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Danıştay Kararları
Dr. Necdet Kenar
 
İş Kanunu uyarınca devamlı olarak en az 50 işçi çalıştırılan işyerlerinde işyeri hekimi ve eğer bu işyerleri sanayiden sayılan işlerin yapıldığı yerler ise ayrıca iş güvenliği uzmanı mühendis veya teknik elemanın görevlendirilmesi gerekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 15 Ağustos 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmeliğine göre, işyeri hekimleri ile iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilecek mühendis veya teknik elemanlar, eğitim kurumları tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılmak ve eğitim sonunda Bakanlıkça yaptırılacak sınavda başarılı olmak zorunda. Eğitimler, Yönetmelikte belirtilen niteliklere sahip kamu kurumları, üniversiteler ve Bakanlıkça yetkilendirilen meslek kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından düzenlenebilir.
 
TTB özel sektör yapamaz dedi; Danıştay karar verdi
Söz konusu Yönetmelik kapsamında Bakanlık çoğunluğu özel hukuk tüzel kişisi olmak üzere 30’un üzerinde eğitim kurumunu işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimi konusunda yetkilendirdi ve bu kurumlarca eğitimlere yılın ilk aylarında başlandı. Ancak Türk Tabipleri Birliği’nin Bakanlık aleyhine açmış olduğu dava sonucu Danıştay 15.03.2010 tarihli Kararı ile Yönetmeliğin 40. maddesinde yer alan “… veya özel hukuk tüzel kişileri…” ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Bu karar üzerine Bakanlık özel hukuk tüzel kişisi eğitim kurumlarının eğitimlerini durdurdu ve sadece kamu kurumları, meslek kuruluşları ve üniversitelerin söz konusu eğitimleri vermesi mümkün hale geldi. 
 
Yönetmelikle ilgili 2. Danıştay Kararı
Hikâye burada bitmedi. TTB’nin açtığı dava devam ederken Danıştay, Sağlık Bakanlığı'ndan ve Çalışma Bakanlığı'ndan bir takım hususların sorulmasına ve cevapların gelmesine kadar, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. TTB 60 maddelik Yönetmeliğin yarısından fazla maddesi için dava açtığından Yönetmelik hükümleri, bu karar sonrası hukuken ve fiilen uygulanamaz hale geldi. Kısaca, bu karar sonrası Bakanlık, hiçbir eğitim kurumunu yetkilendiremez ve 4 Temmuz 2010’da MEB’e yaptıracağını ilan ettiği işyeri hekimliği ve B ve C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavını yapamaz durumda.
 
Eğitim alanların durumu ne olacak?
Danıştay kararları sonrası oluşan belirsizliğin akla getirdiği sorulara Bakanlığın bir an önce çözüm bulması gerekiyor. Örneğin; yasal mevzuata ve Bakanlığın oluruna güvenerek söz konusu eğitimleri açan kurumların yaptığı yatırımlar boşa mı gidecek? Keza açılan eğitimlere katılan kişiler yine yasal mevzuata ve  Bakanlığa güvenerek 220 saatlik eğitimlere katıldılar. Bu kişilerin para(Bakanlığın kurumu ÇASGEM’in eğitim ücreti 2600 TL), zaman ve emeği heba mı olacak? Söz konusu kişilerin önemli kısmı çalışanlardan oluştuğu için eğitimde olduğu sürece şirketlerinde üretim faaliyetine katılamadılar. Şirketlerin bu süreçteki kayıpları batık maliyet mi?
 
İş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanına talep yoğun
Bakanlık verilerine göreülkemizde 22.000 dolayında 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işletme bulunmakta ve bu işletmeler tehlike sınıflarına göre bir veya daha fazla işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirmek zorunda. Geçerli işyeri hekimliği sertifikasına sahip olanların sayısı 23.000, geçerli iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanların sayısı ise 3.500 civarında. Belge sahibi 23.000 hekimden emeklilik, yaşlılık vb. nedenlerle sadece 9.000 kişisi aktif işyeri hekimliği yapıyor. İş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanların büyük çoğunluğu ise devlet memuru veya belgesi olmasına karşın bu görevi yapmıyor.
 
İş Kanununa göre işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam edilmemesi yüzünden işyerleri ve işverenler idari para cezası ve diğer yaptırımlarla karşı karşıya. Yasalara uymak isteyen ancak sertifikalı işyeri hekimi ve/veya iş güvenliği uzmanı bulamayan işyerleri ceza ödemeye devam mı edecek? Öte yandan işgücü piyasası -arzı az, talebi çok- işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının ücretini yükseltmekte ki, bu hem maliyetleri hem de iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini olumsuz etkiliyor. İstatistiklere göre Dünyada her yıl 270 milyon iş kazası ve 160 milyon meslek hastalığı ortaya çıkmakta ve sonuçta ülke ekonomileri ILO raporlarına göre GSMH’nın % 4 gibi önemli bir bölümünü yitirmekte. Ülkemizde de her 6 dakikada 1 iş kazası olmakta, ortalama olarak her gün 4 kişi bu kazalarda yaşamını yitirmektedir.
 
İş kazalarının çoğunluğu küçük işletmelerde
Mevzuat 50 ve üzeri istihdama sahip işletmeler için iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlığı çalıştırma mecburiyeti getirmesine rağmen iş kazalarının çoğunluğu, küçük ve orta boy işletmelerde gerçekleşiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının istatistiklerine göre 50’den az işçi çalıştıran işletmeler; toplam işletmelerin %98’ini, toplam istihdamın %70’ini ve toplam iş kazalarının %63’ünü oluşturuyor. Bu veriler küçük işletmelerde de iş kazalarının önlenmesine yönelik düzenlemelere ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Ayrıca birçok işletme özürlü istihdamı, iş güvenliği ve diğer kanuni düzenlemelerden kaçınmak için istihdamlarını 50’nin altında tutuyor.
 
Bakanlığı acil çözüm bulması gerekiyor
Çözüm, Bakanlığa düşmektedir. Bakanlık, konu ile ilgili taraf ve paydaşların aktif katılımı ile gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce yapmalı; yasalara göre hareket eden gerçek ve tüzel kişilerin mağduriyetlerini gidermeli ve bu önemli konuda gecikmeksizin iş kazası ve meslek hastalığının yol açtığı yaralanmaları, hastalıkları, ölümleri ve ekonomik kayıpları önleyecek adımları atmalıdır.
 
2010 yılının ilk aylarında başlayan iş güvenliği uzmanlığı eğitimleri, Danıştay’ın ilgili yönetmeliğin yürütmesini durdurma kararı ile Mayıs ayında durdurulmuş ve 4 Temmuz 2010 tarihinde yapılacağı duyurulan merkezi sınav iptal edilmişti. Bu süre içinde 152’si Vakfımızdan olmak üzere toplamda 2119 kişi eğitimleri tamamlamış, ancak iptal edildiği için sınava girememişti. Danıştay kararları sonrası oluşan kargaşa ve belirsizlik Hükümetin ve Bakanlığın hızlı hareket etmesi ile kısa sürede çözülmüş gibi görünüyor.
 
Hükümet, Danıştay dava sürecini beklemeden 1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve “Torba Yasa” olarak tanımlanan 6009 sayılı Kanun ile konuya yasal çözüm getirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yeni yasal çerçeve içinde 27 Kasım 2010 tarih ve 27768 sayılı Resmi Gazete’de yayınladığı 3 yönetmelikle iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili yeni esasları belirledi. Yeni yönetmeliğin geçici 2. maddesi ile eski yönetmelik kapsamında düzenlenen iş güvenliği uzmanlığı eğitim programlarını tamamlayanların yeni Yönetmelik kapsamında yer alan iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerini tamamlamış sayılacağı ve düzenlenecek sınavlara katılmaya hak kazanacağı hüküm altına alındı. Bakanlık merkezi sınav tarihini 25 Aralık 2010 tarihi olarak belirledi.

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
< Kasım 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.