"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
YENİ HÜKÜMETTEN İŞGÜCÜ PİYASALARININ BEKLENTİLERİ

Yeni Hükümetten İşgücü Piyasalarının Beklentileri (2011/Temmuz)

Dr. Necdet Kenar
 
Türkiye 2008 krizinin yaralarını çabuk sardı. 2010 yılında %8,9, 2011 yılının ilk çeyreğinde %11 büyüyen ekonomi, bütün tahminleri aşarak kriz öncesi durumdan daha iyi noktaya geldi. İstihdam da öyle. Mart ayı itibariyle kriz öncesi %11 olan işsizlik oranı, 2009 yılında %15,8’ yükseldikten sonra geçen 2 yıllık sürede %10,8’le kriz öncesi seviyesinin de altına indi. Bu Türkiye için altı çizilecek önemli bir başarıdır.  Ancak bu olumlu gelişmeye rağmen işsizlik, rağmen ülkenin en büyük sorunu olmaya devam ediyor. Hep vurguluyoruz işsizliğin temel çözümü, ekonomik büyüme, ancak tek başına büyüme de bu sorunu çözemiyor.  İşsizlik ve neden olduğu sorunlarla mücadelede Devletin tedbirler geliştirmesi şart.
 
Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım (Mevlana)
Geçen dönem Hükümet ve özellikle Çalışma Bakanı bu konuda duyarlı davrandı ve istihdam dostu düzenlemeler yaptı.  İşgücü üzerindeki yüklerin azaltılması, zorunlu istihdam yükümlülüğünde indirim, genç ve kadın istihdamına yönelik maliyet azaltıcı teşvikler, ilave istihdam teşviki, staj teşviki, aktif istihdam politikalarına verilen önem ve artırılan kaynaklar, eğitim-istihdam ilişkisini güçlendirme eylem planı, istihdam için olumlu düzenlemelerdi. Yapılanlar için özellikle Çalışma Bakanı Prof. Ömer Dinçer’in hakkını vermemiz ve teşekkür etmemiz gerekiyor. Ancak yeni düzenlemelere ihtiyaç devam ediyor.
 
Ulusal İstihdam Stratejisinin yayınlanması
Çalışma Bakanlığı, uzmanlar ve STK’larla birlikte ulusal istihdam stratejisi (UİS) hazırladı, ancak geçen dönem Hükümet bunu resmen ilan etmedi. Bunun yerine, UİS’in bir parçası olan “Eğitim-İstihdam İlişkisinin Güçlendirilmesi Stratejisini ve Eylem Planını” yayınlamakla yetindi. Bu dönem istihdama bütüncül yaklaşımı içeren UİS’in yayınlaması beklentilerin başında geliyor.
 
İşgücü piyasasına esnek düzenlemeler
Hep yazıyoruz; Türkiye OECD istihdamı koruma endeksinde(EPL) en katı mevzuata sahip ülke. Bu katılık kayıt dışılığı teşvik ediyor. Kayıtlı sektör de kurallardan kaçınarak kayıt dışı sektörle rekabet edebilmek için yan yollar arayışında. Kıdem tazminatı yükünün azaltılması, belirli süreli iş sözleşmelerindeki kısıtların kaldırılması, alt yüklenici ve ousourcing önündeki engellerin hafifletilmesi, özel istihdam bürolarına geçici istihdam hakkı verilmesi; akla gelen esnek düzenlemeler. Geçen yasama döneminde özel istihdam bürolarına geçici istihdam hakkı verilmesine ilişkin yasal düzenleme 2009 yılında  Cumhurbaşkanı’ndan veto yemişti ve bu sene içinde Torba Kanun tasarısında  ‘evden çalışma’ ve ‘uzaktan çalışma’ya ilişkin düzenlemeler Plan ve Bütçe Komisyonundan geçmiş; ancak protestolar üzerine Genel Kurul’da tasarıdan çıkarılmıştı. Yeni dönemde bu konuların tekrar gündeme gelmesi bekleniyor.
 
Kayıt dışılıkla mücadele ve işgücü üzerindeki mali yüklerin azaltılması
Her ne kadar işveren sigorta primi 5 puan indirilse de Türkiye hala ücret üzerindeki yükler açısından diğer ülkelere göre dezavantajlı konumda. Ancak, sigorta primlerinde daha fazla indirim, Hazineye daha fazla yük demek. Yeni indirimlerin yol açacağı kamu geliri kaybı, kayıt dışılığın azaltılması ile mümkün olabilir. Kayıt dışı istihdam 2005 yılından beri azalma eğilimi göstermesine rağmen tarım dışı sektörlerde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 27,7. Kayıt dışılık, kamunun gelir kaybı yanı sıra, sosyal güvenceden yoksunluk ve firmalar açısından piyasalarda eşit olmayan rekabet koşullarına neden oluyor.
 
Bölgesel asgari ücret
 “Gerice bölgelerde iş olanakları ve geçim maliyetleri gelişmiş bölgelere göre oldukça düşük, dolayısıyla işsizin razı olacağı asgari ücret de düşük” argümanı bölgesel asgari ücret tartışmasının arkasındaki temel düşünce. Buna göre, tüm ülke genelinde belirlenen asgari ücret, gerice yörelerdeki istihdamı engelliyor, işsizliği artırıyor, kayıt dışı çalışmayı teşvik ediyor. Özellikle küresel rekabet açısından gerice yörelerdeki emek yoğun sektörlerin rekabet gücünü ve istihdamını artırmak için üzerinde durulması gereken ve OECD’nin de önerdiği bir tedbir.
 
Aktif istihdam tedbirleri ve istihdam hizmetleri
İşsizleri mesleki eğitim ve rehberlikle istihdama hazırlamak ve iş bulmalarına yardımcı olmak; işsizlikle mücadelede bir diğer politika aracı. Bu konuda Hükümet, İşsizlik Fonundan yeterli kaynakları ayırdı, yani para sorunu yok. Yapılması gereken bu hizmetlerin etkinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması için kurumsal yapının güçlendirilmesi. İŞKUR’un personel kapasitesi -özellikle istihdam uzmanları ve kariyer danışmanları-artırılarak işsizlere etkin hizmet sunulabilir.
 
Yılan Hikâyesine dönen İş yeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığına kesin çözüm
İş Kanunu uyarınca devamlı olarak en az 50 işçi çalıştırılan işyerlerinde işyeri hekimi ve eğer bu işyerleri sanayiden ise ayrıca iş güvenliği uzmanı mühendis veya teknik elemanın görevlendirilmesi zorunludur. Hükümet işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığına yönelik yönetmelikler yayınlıyor,  meslek odaları Danıştay’da iptal ettiriyor. Hükümet Danıştay engelini aşmak için yasal düzenlemeler yapıyor, Danıştay mevcut iş güvenliği uzmanlarının belgelerini yok sayıyor. Yeni dönemde Bakanlığın bu konuda tarafları dinleyerek uzlaşmacı bir yaklaşımla soruna kesin çözüm getirmesi bir diğer beklenti.
 

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30
< Eylül 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.