"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
Türk İş Dünyasının Görebileceği; En Çalışkan, En Başarılı, En Saygı Duyulan, En Girişimci, En Gençleri Düşünen İsimlerden Birisi Hiç Şüphesiz Rahmi M. KOÇ
Rahmi M.KOÇ
Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı
 
§        Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında genç nüfus avantajına sahip Türkiye  bu avantajı değerlendirebiliyor mu? Ne yapmak gerekiyor?
Bugüne kadar yeterli şekilde değerlendirdiğimiz söylenemez. Birey için de, toplum için de gençlik gelip geçici. Her ülke, nüfusunun genç olma avantajına ancak belirli bir zaman aralığında erişiyor ve bu avantajı kullanılmazsa da fırsat kaçıyor.
Gençlere farklı eğitim olanakları, sosyal imkânlar tanımamız şart. Topluma ve kendilerine değer katabilmeleri için onlara fırsat vermemiz gerekiyor. Gençliğimizi donanımlı hale getiremezsek karşı karşıya kalacağımız riskler ortada. Her şeyden önce işsizliğin ya da niteliksiz istihdamın yaratabileceği sorunlar var. Bu sorunların önüne geçmek ve genç nüfusun avantajını yaşayabilmek için gençlerin kaliteli eğitim ve istihdam imkânlarına ulaşabilmeleri lazım.
§        Mesleki eğitim konusunda eğitim politikası ve uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin bu konuda ne yapması lazım?
Türkiye sanayisi dünyada üst basamaklara tırmanmaya başladıkça, nitelikli iş gücünün önemi daha fazla anlaşılmaya başladı. Böyle bir kaynağa sahip olunmadığı sürece, uluslararası düzeyde üretim ve tasarım standartlarını yakalamanın mümkün olmadığı açık.
Son dönemde hem şirketler, hem de devlet bu konuya daha fazla ağırlık vermeye başladı. Şirketler, personellerinin mesleki gelişimleri için büyük yatırımlar yapıyorlar. Kamu kuruluşları ise iş gücünün daha kaliteli ve çağımızın üretim koşullarına uygun eğitim alması için çalışıyor. Bu eğitimlerin verimli ve ihtiyaçlara uygun hale gelebilmesi için ise işletmeler ile mesleki eğitim kuruluşlarının işbirliği halinde çalışması şart. Bu işbirliklerinin geliştirilmesi için hem özel sektör, hem de kamu kuruluşları daha fazla kaynak ayırmaya başladı. İnanıyorum ki zamanla mesleki eğitimin kalitesi arttıkça eski itibarı da iade olacaktır.  
§        “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi”   8 bin öğrenciye staj destekli burs sağlayan, bazı meslek liselerini laboratuvar, müfredat ve ekipman açısından destekleyen, çalışanlarıyla meslek lisesi öğrencilerine koçluk desteği veren ve okul-sanayi işbirliğini güçlendiren başarılı bir proje. Ancak Projenin belki de en önemli başarısı,  tanıtım kampanyasının meslek liselerinin itibarının ve cazibesinin artmasına sağladığı büyük katkı oldu. Proje meslek liselerine velilerin ve öğrencilerin ilgi ve talebini artırdı. Bu başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Meslek Lisesi Memleket Meselesi” Projesi her şeyden evvel mesleki eğitime itibarını geri kazandırmak üzere başlatıldı. Öncelikle 8 bin öğrenciye staj destekli burs imkânı sağlayarak Koç Topluluğu,  mesleki eğitimin arkasında durdu. Daha sonra koçluk, ekipman ve müfredat destekleri geldi.
Mesleki eğitimin itibarına etki edebilmek için 81 ilde, farklı eğitim alanlarında desteğimizi göstermemiz gerekiyordu. Topluluk olarak farklı sektörlerde faaliyet göstermemiz, sahip olduğumuz uzmanlık, insan kaynakları, bayii ve şube ağı, meslek liseleri ile doğal bir eşleşme sağladı. Her okula ve her öğrenciye aynı düzeyde ulaşamasak da kaynaklarımızın el verdiği ölçüde yanlarında olduğumuzu gösteriyoruz.
Sonuçta, meslek lisesi öğrencilerinin destek verildiğinde neler yapabileceklerini gösterdik; eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik işbirliklerinin önemini vurguladık. Bugün projeye başladığımız 2006 yılından çok farklı bir noktadayız. Kamu politikalarındaki değişimin de etkisiyle meslek liselerine başvuru oranları arttı. Ailelerin de, işverenlerin de meslek lisesi öğrenci ve mezunlarına bakışı değişmeye başladı. Bu gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz.
§        Eğitim ve mesleki eğitim konusunda yeni projeleriniz olacak mı?
Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi büyük oranda misyonunu tamamladı. Ancak 2013’te projenin bitmesi Koç Topluluğu olarak mesleki eğitime olan desteğimizin biteceği anlamına gelmiyor. Proje, Holding ölçeğinden şirketlerimiz ölçeğine kayıyor. Topluluk şirketlerimiz kendi alanlarındaki mesleki eğitimin ihtiyaçlarını gözeterek kendi projelerini geliştirmeye başladı.
Bugüne kadar Arçelik ve Türk Traktör Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol imzalayarak meslek liselerinde laboratuvarlar kurmak ve öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkıda bulunmak üzere harekete geçti. Diğer ilgili şirketlerimiz de 2013 yılında MLMM bitmeden projelerini hayata geçirmiş olacaklar. MLMM tecrübelerinden ve Eğitim Reformu Girişimi aracılığı ile yaptırdığımız akademik çalışmalardan hareketle bir rehber oluşturduk. Bundan sonraki dönemde de Koç Topluluğu dışındaki şirketleri benzer projeler geliştirmeye davet ediyoruz.
Eğitim hususunda ise Vehbi Koç Vakfı’nın yoğun çalışmaları devam ediyor. Örneğin yeni başlayan “Model Okul” projemiz var. Bu projeyle mimarisinden eğitim yöntemlerine kadar her anlamda örnek olabilecek bir ilköğretim okulu kuruyoruz. Borusan Kocabıyık Vakfı ile de örnek bir mesleki eğitim kuruluşu oluşturma fikrimiz var. Ekiplerimiz üzerine çalışıyor. Proje olgunlaşınca detaylarını paylaşacağız.
 
 
§        Koç Topluluğu, gerek şirketleriniz ve gerekse Vehbi Koç Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı vasıtasıyla, eğitime çok değerli katkılarda bulunuyor. Ilköğretimden Üniversiteye örnek eğitim kurumları oluşturdunuz. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
Topluluk şirketlerimiz ve kuruluşunda öncülük ettiğimiz vakıflar ile eğitime verdiğimiz destek kurucumuz Vehbi Koç’tan aldığımız mirasın bir parçası. Rahmetli Babamız ilk büyük sosyal yatırımını eğitime yaptı ve o günden beri eğitim, destek alanlarımız arasında her zaman öncelikli oldu. Bu durumun en temel nedeni eğitimin hem birey hem toplum ölçeğinde en yüksek düzeyde fayda yaratabileceğimiz alan olmasıdır. Bu nedenle eğitim alanında kalıcı eserler bırakmayı önemsiyoruz. İyi eğitilmiş insan gücü her memlekette olduğu gibi bizde de kaçınılmaz bir yatırımdır. Bu bağlamda kalifiye ilim adamları, doktorlar ve cerrahlar yetiştirmek üzere Koç Üniversitesinde Tıp Fakültesi kurduk. Devamı olarak da 250 yataklı bir Eğitim hastanesinin, ayrı bir çocuk hastanesinin ve Tıp Fakültesi binası  ile aynı kampus içerisinde yer alacak hemşirelik yüksekokulunun temellerini bu sene bitmeden atacağız. Arzumuz kurduğumuz eğitim kurumlarının her düzeyde örnek oluşturabilmesi ve benzer kurumların çoğalması. 
§        Eğitime katkıda bulunmak isteyen kişi ya da şirketlere önerileriniz neler olabilir?
En fazla fayda yaratabilecekleri alanları belirleyip onlara yoğunlaşmalarını öneririm. Kaynakları neler? Bunları eğitime destek için nasıl kullanabilirler? Öncelikle bunu düşünmeliler. Örneğin bilgisi ve zamanı müsaade eden bireyler gönüllü olarak çalışarak eğitime destek verebilir. Eğer bir şirketten bahsediyorsak çalışanlarının gönüllü faaliyetlerine imkân tanıyarak büyük fayda üretebilir. Bu kaynaklar kimi zaman maddi kaynak olur, bursa dönüşür, ihtiyacı olan gençlerimize fayda sağlar; kimi zaman ekipman desteği olur eğitim kalitesini artırır. Her bireyin, her şirketin eğitime katacağı bir değer vardır. Önemli olan bu değerleri bulmak ve ortaya çıkartmak. Bunların organizasyonu da başlı başına bir tecrübedir ve ek eleman ihtiyacı doğurur. Dolayısıyla küçük-büyük, tüm kaynakların tek bir çatı altında toplanması sinerji yaratır ve daha çok fayda sağlar.

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30
< Eylül 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.