"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
"Beşeri Sermaye En Büyük Hazinemiz" Madlen SERBAN

 

Madlen SERBAN

Avrupa Eğitim Vakfı (ETF) Direktörü

 

Beşeri Sermaye En Büyük Hazinemiz

ETF bir AB kuruluşu. Ülkelerin, beşeri sermaye potansiyelleri konusunda farkındalık yaratmalarına ve geliştirmelerine destek veriyor. Bu desteği güncel bir mesleki eğitim sisteminin varlığı ve bu sistemin işgücü piyasası ile uyumlu çalışması çerçevesinde yürütüyor. AB çapında 30 ülkede faaliyet gösteriyor. Ülkeler coğrafi ve bazı ortak özellikler sebebiyle gruplara ayrılıyor. Türkiye’nin yer aldığı kısım AB katılım öncesi bölge. “Türkiye gelişmiş bir piyasa ekonomisine sahip üst orta gelir grubundaki bir ülke, genç nüfusunun harika bir potansiyeli var” diyor Temmuz 2009’dan beri ETF’nin direktörlüğünü yapan Serban. Detaylar röportajımızda.

 

 

Avrupa Eğitim Vakfı’nın başlıca faaliyetleri nelerdir?

 

Avrupa Eğitim Vakfı (ETF) ülkelere, kendi beşeri sermaye potansiyellerinden yararlanmaları  için yardım eden bir AB kuruluşudur. Pratikte bu, Avrupa Eğitim Vakfı uzmanlarının ortak ülkelerimizdeki yetkililere, mesleki eğitim sistemlerini yenilemelerinde ve onları işgücü piyasalarının ihtiyaçlarıyla daha uyumlu hale getirmelerinde yardımcı oldukları anlamına gelmektedir.

Avrupa Eğitim Vakfı bilgi sağlar ve AB’ye ortak ülkelerde beşeri sermaye geliştirme politikaları tasarlama konusunda yardımcı olur. Doğu Ortaklığı ve Akdeniz için Birlik gibi bölgesel girişimlere katkıda bulunur, AB desteğinin oluşumuna ve faydalanıcılarına ulaştırılmasına yardımcı olur. Avrupa Eğitim Vakfı ortak ülkelerdeki enstitülere, beşeri sermayelerinin gelişimini kendileri

sağlayabilsin diye destek olur. Ayrıca AB ve ortak ülkeler arasında ve ortak ülkeler içerisindeki bilgi, deneyim ve iyi uygulama ağının kurulmasına ve paylaşılmasına teşvik olur.

 

Avrupa Eğitim Vakfı hangi ülkelerde faaliyet gösteriyor? Bu ülkelerin mesleki eğitim ve işgücü piyasası konularında temel sorunları nelerdir?

 

Avrupa Eğitim Vakfı, AB çapında 30 ülkede faaliyet gösteriyor. Coğrafi nedenle ama özellikle bazı ortak özellikler sebebiyle ülkelerimiz gruplara ayrılıyor. AB katılım öncesi bölge, bu Türkiye’nin yer aldığı kısım; Rusya’yı da içine alan AB’nin güney ve doğu ortaklığı ve Orta Asya.

Bu bölgeler arasında önemli farklar bulunuyor. Güney komşumuz, genellikle geniş enformel sektörleri kapsayan işgücü piyasalarına güçlü baskı uygulayan genç ve hızlı büyüyen bir nüfusa sahip. Ayrıca bu ülkelerde diplomalı

işsizlik ve önemli ölçüde cinsiyet eşitsizliği olguları bulunuyor. Aynı zamanda AB’nin doğusundaki ülkelerde yaşlanan ve küçülen nüfus ve yeniden yapılanması gereken büyük eski sanayiler var. Ama Sovyet sisteminin, okur-yazarlık seviyesinin yüksek oluşu, kadınlar için imkânlar gibi olumlu mirasları da bulunmakta.

Yani bizim yaklaşımlarımız bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Çünkü ülkelerin ihtiyaçları, Avrupa Eşitim Vakfı’ndan beklentileri farklı.

 

Ekonomik ve sosyal gelişme sürecinde mesleki eğitim ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

 

Bugünün dünyasında hepimiz politik, sosyal, ekonomik zorluklarla karşı karşıyayız. Faydalı beceriler, bilgi ve yaşam boyu öğrenme imkânları insanların toplumda iyi bir yer bulmaları için çok önemlidir. Kısacası, beşeri sermaye bizim en büyük hazinemiz ve bunu geliştirmemiz gerekiyor.

Fazlaca vasıflı, rekabetçi işgücünün ve esnek işgücü piyasalarının gelişimi, inovasyonun ve büyümenin getirdiği faydaların uluslarla ve ulusların kendi içlerinde kapsamlı şekilde paylaşılabileceğini garantiler. Ulaşılabilirlikteki ve becerilerin kullanımındaki gelişmeler ülkelere ekonomik ve sosyal fırsatlardan yararlanma imkânı sağlar.

AB, bilgi ve beceri üzerine bir ekonomi zemini inşa etmektedir. Bu yüzden, AB’ye yakın ortak ülkelerde beşeri sermayeyi geliştirmek çok önemlidir. işte bu sebeple Avrupa Eğitim Vakfı, 1990’ların başında, Orta ve Doğu Avrupa’nın yeni demokratik ve serbest piyasa gerçekleri ile bağlantılı eğitim ve öğretim vermek amacıyla kuruldu. AB komşuları değişirken bizde odak noktamızı değiştirip diğer bölgelere yönelttik ve yeni yöntemler ve araçlar benimsedik.

 

Avrupa Eğitim Vakfı Türkiye ile birçok çalışma gerçekleştirdi ve birçok projeyi hayata geçirdi. Türkiye’nin eğitim ve mesleki eğitim sisteminin zayıf ve güçlü olduğu temel noktalar hakkında düşünceleriniz nelerdir?

 

 İlk olarak işe iyi tarafından bakalım: Türkiye gelişmiş bir piyasa ekonomisi, üst orta gelir grubundaki bir ülke ve önemli küresel kuruluşların üyesi, G-20 ve OECD gibi. Genç nüfusunun harika bir potansiyeli var. 12 milyon gencin 2020 yılına kadar çalışma çağına ulaşacağı bekleniyor. Ama hâlâ bazı problemler var. Bölgesel uyum, doğu batı bölünmesi sorunu var, işgücü piyasasında kadınların istihdam oranı çok düşük, eğitime düşük miktarda fon ayrılıyor ve çalışma yaşındaki vasıfsız insan nüfusu çok yüksek (yüzde 73). Erken okul terkleri de Türkiye’de büyük bir sorun.

Fakat aday bir ülke olarak Türkiye AB’nin katılım öncesi programından (IPA-Instrument for Pre Accession Assistance-Katılım Öncesi Yardım Aracı) tam destek sağlayabilir ve 2006’dan bu yana Kopenhag Süreci’nde yer alıyor. Sonuç olarak,Türkiye’de ana paydaşlar arasında strateji konusunda güçlü bir fikir birliği var ve daha iyi neticeler de sonuç itibariyle arşivleniyor.

Bazı ilginç ve yenilikçi önlemler arasında, okul özerkliğiyle yönetimin yetkisinin dağıtılması; ulusal yeterlilik çerçevesi üzerinde çalışma;ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerdeki Mesleki Eğitim konusunda güçlü bir sosyal diyalog için yeni stratejiden söz etmeye değer.

 

 

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30
< Eylül 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.