"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
MEB’de KHK ile Gelen Reform


MEB’de KHK ile Gelen Reform (Eylül 2011)

Dr. Necdet Kenar

 

14 Eylül 2011 tarihli Resmi Gazete ’de yayınlanan  "Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname  (KHK)" ile Bakanlık yeniden yapılandırıldı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer yeni yapılanmayı “Mevcut yapı daha rasyonel, esnek ve çevreye duyarlı olacak” şeklinde değerlendirdi. Getirilen düzenlemeler Bakanın beklentisini ne ölçüde karşılayacak bilemiyoruz. Biz bu yazımızda  yeni düzenleme ile getirilenleri belirtmek ve değerlendirmesini yapmak istiyoruz.

Yeni düzenlemenin esasları ve değerlendirmesi ana hatları itibariyle aşağıdaki gibidir:

·        Bakanlığın 15 olan merkez teşkilatı ana hizmet birimlerinin sayısı 10'a indirilerek sadeleştirilmiştir. MEB’deki “genel müdürlük ve makam enflasyonu” eleştiri konusu idi. Bu sadeleştirme olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir.

·        "Okul Öncesi Öğretim Genel Müdürlüğü (GM)" ile "İlköğretim GM" birleştirilerek "Temel Eğitim GM" çatısı altında toplanmıştır. Okul öncesi eğitimin zorunlu temel eğitim kapsamına alınması Hükümetin yakın hedefleri içinde yer aldığından olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir.

·        Erkek Teknik ve Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlükleri ile Ticaret ve Turizm Öğretimi GM, "Mesleki Eğitim GM" altında toplanmıştır. Bu düzenleme çok olumludur.  Eski düzenlemede mesleki eğitimde cinsiyete dayalı ayrı genel müdürlüklerin olmasının mantığını anlamakta zordu. Olumlu olan bu düzenleme yeterli değildir. Sonraki aşamada okul bazında meslek liselerinde cinsiyete dayalı ayrımın kaldırılması gerekmektedir.

·        "Yükseköğretim GM" kaldırılarak görevleri "Ortaöğretim GM"ne devredilmiştir.

·        "Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü" ile "Yurt Dışı Eğitim Öğretim GM" birleştirilerek  "AB ve Dış İlişkiler GM" altında toplanmıştır. Benzer konuda iki ayrı genel müdürlük olmasını anlamak zordu. Yerinde bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir.  Okullarımızın son yıllarda uyguladığı AB projelerinin önemi ve önümüzdeki 10 yıl içinde uluslararasılaşma konusunun okullarda daha fazla önem kazanacağı varsayıldığında il düzeyindeki teşkilatlanmada da AB ilişkileri ve dış ilişkiler hizmet biriminin bulunmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.

·        "Çıraklık ve Yaygın Eğitim GM"nün adı "Hayat Boyu Öğrenme GM" olarak değiştirilmiştir. Olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir. “Hayat Boyu Öğrenme” 21. yy bilgi toplumunun en temel gereklerinden biridir. Bu felsefenin ülkemizde benimsenmesi ve hayat boyu öğrenme stratejisinin etkin bir şekilde oluşturularak uygulanması için gerekli bir düzenleme idi. Hatta genel müdürlük yerine MEB’e bağlı ayrı bir “Hayat Boyu Öğrenme Başkanlığı” kurulması yararlı olacaktır. Yaygın eğitim yalnızca MEB tarafından değil; İŞKUR, KOSGEB, gibi kamu kuruluşları, TESK, TOBB gibi meslek kuruluşları, büyük işletmeler, KOBİ’ler ve birçok STK tarafından da verilmektedir. Yaygın eğitimin kalite, etkililik, verimlilik, ölçme-değerlendirme, sertifikasyon, finanasman ve paydaşların yetersiz katılımı gibi sorunları vardır ve yeni yapılanmanın bu sorunları çözmede yetersiz kalabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle yönetiminde paydaşların olduğu (özel sektör-meslek kuruluşları-sendikalar-STK) ayrı bir Hayat Boyu Öğrenme Başkanlığı kurulması ve bunun MEB’e ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olması daha uygun olabilir.

·        "Eğitim Teknolojileri GM"nün adı "Yenilik ve Eğitim Teknolojileri GM" olarak değiştirilmiştir.

·        Teftiş Kurulu Başkanlığı kaldırılmış yerine Rehberlik ve Denetim Başkanlığı getirilmiştir.

·        Bakanlığa bağlı 450 kişilik "uzman" kadrosu ihdas edilmiştir.

·        Üst düzey yöneticiye "kadro karşılığı sözleşme" getirilmiştir. Olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir. Bu düzenlemeye bağlı ve ikinci aşama olarak  “performans sistemi”, adil ve iyi uygulanan “performansa dayalı ücret sistemi”  düşünülebilir ki bu sistemlerin kamuda uygulanması oldukça zordur.

·        Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Üyesi, Genel Müdür, Teftiş Kurulu Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Bakanlık Müşaviri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Özel Kalem Müdürü, Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri sona ermiş, bu kadrolar boşaltılmıştır.  Bu düzenleme ile MEB’te yönetici kadrosundaki personelin yenilenmesi söz konusudur. Teorik olarak boşaltılan kadroların tamamına yeni personel ataması mümkün olmakla birlikte, pratikte belirli bir oranda yenilenme söz konusu olacaktır.  Bu oranın ne olacağı önümüzdeki günlerde yapılacak atamalarla görülecektir. Ancak yeni atanacak yönetim kadrolarının liyakatine büyük önem verilmelidir. Hem merkez hem taşrada atama kriterlerinin belirlenmesi gerekmektedir.

·        Bakanlık yurtdışı teşkilatı ve yurtdışı birimlerinin 31/12/2012 tarihine kadar kaldırılmasına, birleştirilmesine veya  bulundukları merkezler veya ülkelerin değiştirilmesi konusunda  Bakana yetki verilmiştir.

Düzenlemeler olumlu ancak yeterli değildir.

Milli eğitimdeki sorunların mevcut yapı içinde çözülmesinin mümkün olmadığı görülmüştür. Bu nedenle köklü bir yapısal değişikliğe ve yeni bir sisteme ihtiyaç vardı.  Bu düzenlemeler olumlu olmakla birlikte sadece bu düzenlemelerle milli eğitimdeki yapısal sorunların çözülmesi ve verimli ve etkili bir sistemin oluşturulması söz konusu değildir. Bundan sonraki aşamada MEB yerel teşkilat yapısında, okul yönetimi yapısında, finansman yapısında, İK yönetim yapısında da yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır.

 

Neler yapılmalı?

Yeniden yapılanma konusunda “Yeşil Belge” ve “MEB Stratejik Planı 2010-2014”de birçok bilgi yer almaktadır. Temel hedeflerin başında; i.“düşünen, sorgulayan, sentez yapan, iyi konuşup yazabilen, yabancı dil bilen, işgücü piyasasının aradığı niteliklere haiz öğrenci ve mezun” profilinin Türkiye’de yaratılabilmesi; ii. Milli eğitim sisteminde (merkez, taşra ve okullarda) verimliliğin ve etkililiğin artırılması, demokratik yönetim tarzının geliştirilmesi gelmelidir. Buna ulaşmak için hemen aklımıza geliveren reform unsurları şunlar olabilir:

·        Bakanlığın merkezde kullanmakta olduğu bazı yetkilerini illere ve okullara devretmesi, okulların daha fazla özerk ve yetki sahibi olmasını sağlayacak Yeni Yönetişim Modeline geçilmesi;

·        Paydaşların okul yönetim sistemine katılması;

·        İllerde ve okul yönetimlerinde performans sistemi kurulması performansa dayalı bütçelemeye geçilmesi;

·        Müfredatın yenilenmesi; bilgi ve ezber odaklı bir müfredattan kavram odaklı ve “öğrenmeyi öğreten” müfredata geçilmesi;

·        Eğitimin en önemli unsuru olan öğretmen yetiştirme ve öğretmen eğitimi sisteminin gözden geçirilmesi, öğretmen eğitiminde müfredatın yenilenmesi, öğretmen seçme sisteminin değiştirilmesi;

·        Uluslararası standartlarda kalite güvence sisteminin oluşturulması;

·        Devlet okullarında dil öğretiminin de öncelikli bir konu olarak ele alınması;

·        Uzaktan eğitimin tüm okullarda yaygınlaştırılması;

·        Ölçme ve değerlendirme sisteminin değiştirilmesi.

 

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
< Kasım 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.