"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
PİSA SONUÇLARI

 PİSA Sonuçları Üzerine

Necdet KENAR

 

PİSA, -OECD tarafından geliştirilen akademik becerileri ölçme değerlendirme sistemi-, eğitim sistemleri için uluslararası bir referans olarak kabul edilir.  2000 yılında başlayan ve her 3 yılda bir tekrarlanan PİSA çalışmaları ile ülkelerin 15 yaş grubu öğrencilerinin başarısı ölçülmektedir. İlk olarak OECD ülkelerini kapsayan çalışmaya son yıllarda OECD dışındaki pek çok ülkede katılmış ve 2012 yılı ölçümüne dünya ekonomisinin %90’ını temsil eden 65 ülke ve ekonomi dâhil olmuştur. 2012 ölçümünde bu ülkelerde yaşayan 15 yaş grubu 28 milyon genci temsilen 510.000 öğrenciden veri toplanmıştır. Türkiye PİSA’ya 2003 yılından beri katılmaktadır.

Matematik, fen, okuma, problem çözme, finans okuryazarlığı ölçülen becerilerdir. PİSA 15 yaş öğrencilerin sadece bildiklerini değil aynı zamanda bildiklerini kullanma,  yeni durumlara uygulama yaratıcılıklarını ölçmektedir. Bu çerçevede öğrencilerin eleştirel düşünce, analiz, sentez ve muhakeme becerileri ölçülmektedir. PISA soruları çoktan seçmeli ve açık uçlu soru yöntemiyle sorulmakta. Soruların zorluk derecesine göre, 7 yeterlik düzeyi belirlenmiş. En basit sorulara dahi cevap veremeyen öğrenciler 1. düzey altı grubunda sınıflandırılırken, en karmaşık ve zor olan soruları yapabilen öğrenciler 6. düzeyde. 

Ölçülen becerilerin ekonomik üretkenliği doğrudan belirleyen faktörler olması nedeniyle bir ülkenin PİSA performansı, o ülkenin ekonomik gelişme potansiyeli hakkında güvenilir bir fikir veriyor. PİSA öğrenci başarısı yanı sıra bu başarının ardında yatan faktörleri analiz eden verileri (öğrenci bilgileri, ev yaşantısı, okul sistemi ve öğrenme ortamları vb.) de toplamakta. TÜSİAD ve TÖDER işbirliğinde 15 Şubat 2014 tarihinde OECD Eğitim Direktör Yardımcısı Andreas Schleicher,  Doç. Dr. Selçuk R. Şirin ve Alman Parlamentosu üyesi Özcan Mutlu’nun da katıldığı bir panelde PİSA sonuçları tartışıldı. Tartışmada öne çıkan konular özetle şöyle.

Türkiye’nin 2012 PİSA karnesi zayıf!

·       OECD ülkeleri arasında Türkiye matematik ve fen alanlarında son sırada, okuma becerilerinde ise Slovakya’nın önünde sondan ikinci sırada.  PISA'ya katılan 65 ülke içinde ise, matematik alanında 448 puanla 44., fen alanında 463 puanla 43. ve okuma becerileri alanında 475 puanla 41. sırada. Birinci sırada Şangay-Çin’in puanları sırasıyla 613, 580 ve 570.

·        Türkiye’de öğrencilerin çoğunluğu 2.  düzey temel yeterlik seviyesinde. Üst seviyeler olan 5 ve 6. seviyede Türk öğrencilerin oranı matematikte %5,9, fende %1,8 (6. seviyede yüzde sıfır!), okuma becerilerinde %4,4. Bu oranlar, en iyi performans Şangay-Çin’de sırasıyla %55,4, %27,2 ve %25,2. 

·        2003-2012 sonuçları karşılaştırıldığında Türkiye’de öğrencilerin puanlarında yükselme olmuş. Bu yükselme fırsat eşitliğinin artmasıyla kırsal kesimdeki öğrencilerin azda olsa iyileşen performansları ile sağlanmış.  Ancak diğer ülke öğrenci puanları da arttığından Türkiye’nin ülke sıralaması değişmemiş.

·        Türk öğrencileri çoktan seçmeli sorularda daha başarılı. Analiz ve yoruma dayanan açık uçlu sorularda başarı düşük.

Sonuçlar vahim, gelecek açısından endişe yaratıyor. Rutin, manuel işlerin azaldığı, rekabetin bilim, teknoloji ve inovasyona dayandığı,  rutin olmayan, analitik ve inovatif becerilere ihtiyacın arttığı bir dünyada Türk eğitim sistemi vasat becerili insanlar yetiştiriyor.

Nasıl başarılı oluyorlar?

PİSA’nın verilere dayanan çalışmasına göre; başarılı ülke, okul ve öğrencilerin ardında yatan faktörler kısaca şöyle:

·        Sosyo-ekonomik gelişim düzeyi başarıyı etkiliyor. Sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı çocuklar, matematikte düşük derece alıyor, okula devam, motivasyon ve özgüveni düşük oluyor. Ancak başarı farklarının tamamını gelişmişlik düzeyi ile açıklamak mümkün değil.

·        Okul öncesi eğitim alan gençler diğerlerinden daha başarılı.

·        Öğrencinin özgüveni-başarı inancı ile başarısı arasında güçlü bir ilişki var. Matematikte yetenekli olduğuna inanan öğrenciler diğerlerine göre daha başarılı. Türk öğrencilerin özgüveni ortalamaların altında.

·        Ailenin çocuktan beklentisi başarıda önemli. Yüksek başarı bekleyen ailelerin çocukları matematikte hakikaten başarılı oluyor. (Kendini doğrulayan kehanet!)

·        Öğretim yöntemleri başarıyı etkiliyor. Her okulda matematik aynı performansla öğretilmiyor.

·        Öğretmen önemli. Daha eğitimli ve uzmanlaşmış öğretmenler başarıyı getiriyor. Öğretmenliğin prestijli meslek olduğu ülkeler daha başarılı.

·        Hedefler önemli. Eğitimde açık, anlaşılır, iddialı hedeflerin olduğu ve bu hedeflerin paylaşıldığı sistemler daha başarılı.

·        Okulların bağımsız/özerk olması başarıda önemli. Kaynaklarını kullanmada bağımsız olan, öğretmenini kendi seçen ve öğretmenleri yönetime katan okullar daha başarılı. (Türkiye PISA’ya katılan ülkeler içinde okul yönetimine en az özerklik veren ülke).

·        Para önemli ama bir noktaya kadar. Öğrenci başına ayrılan paranın yüksekliği başarıyı bir noktaya kadar olumlu etkiliyor. Çok para başarıyı garantilemiyor. Onun yerine kaynakları eşit dağıtan ve verimli kullanan sistemler daha başarılı.

·        Türkiye PİSA’yı pek umursamıyor. PİSA sonuçları diğer ülkelerde toplumun geniş kesiminde -iktidar, muhalefet, eğitimciler, aileler- ciddi tartışmalara yol açıyor. Ülkeler bu sonuçlara göre eğitim reformları geliştiriyor. Türkiye’nin eğitim gündemini ise farklı dinamikler belirliyor.

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
< Kasım 2017 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.